Medical Tourism

Kayıt OlŞifremi hatırlat
Giriş Yap

Medicaltourism.com.tr Nedir; Ne Yapar?

Medicaltourism.com.tr, ülkemiz genelinde 21 bölgede temsil edilen TURSAF 'ın (Türkiye Sağlık Turizmi Federasyonu) sağlık kurumlarına sağladığı ücretsiz bir tanıtım platformudur. TURSAF sağlık turizmi konusunda ülkemizi ulusal ve uluslararası platformlarda temsil ederken ; fuar, kongre, çalıştay, sempozyum gibi organizasyonlara katılırken ülkemizin tüm sağlık kurumlarını ilkeli ve ve objektif bir şekilde kapsamayı hedeflemektedir. Bu nedenle sağlık kurumlarının MedicalTourism.com.tr'ye kayıtları ve tanıtımları tamamen ücretsizdir. Bu dijital tanıtım ve destekten faydalanmak için şimdi siz de medicaltourism.com.tr'ye ücretsiz kaydolunuz. Devamı...

Uzmanlıklar

Avrupada En Fazla Tüp Bebek Yapan Beş Ülkeden Biri Türkiye

Fertilizasyon, yumurta ve sperm arasında gerçekleşen, birbirini takip eden bir takım kompleks etkileşimleri içeren oldukça karmaşık bir süreçtir. Bu teknikle günümüzde birçok kısırlık sebeplerinin tedavisi yapılmaktadır. Tüp bebek aslında yardımla üreme şeklidir. Tüp bebek tedavisinde kadın yumurta hücresi olan oosit ile erkek hücresi spermin vücut dışında özel laboratuvar şartlarında döllendirilir. Döllenen yumurta hücrelerine embrio denir. Tüp bebek tedavisinde elde edilen embriolardan bir veya birkaçı seçilir ve anne rahmine yerleştirilir.

Tüp Bebek Kimlere Uygulanabilir?

Sebebi açıklanamayan kısırlık vakaları Şiddetli endometriozis vakalarında Aşılama ile sonuç alınamayan hastalarda genellikle 3 veya 4 başarısız aşılama sonrası tüp bebek tedavisi uygulanır. Her iki tüpün tıkalı olması halinde Erkekte sperm sayısı ve kalitesinin düşük olması durumunda

Fertilizasyon Türleri Nelerdir?

  • İn Vitro Fertilizasyon (IVF)
  • Gamet İntrafallopian Transfer (GIFT)
  • Zigot İntrafallopian Transfer (ZIFT)
  • İntrasitoplazmik Sperm Enjeksiyonu (ISCI)
  • İn Vitro Maturasyon (IVM) vb.

Türkiye tüp bebek sektöründe dünyada birçok ülkenin önünde yer alıyor. Bu başarıyı artıran unsurlardan en önemlisi Türkiye'deki tüp bebek merkezlerinin teknolojik olarak ileride olmasıdır. Aynı zamanda jeopolitik konum açısından Türkiye'ye çevre ülkelerden önemli sayıda hasta geliyor.

 

Ameliyatsız Estetikle Daha Genç Görünün

 

Yaşlanma durdurulamayan bir süreçtir. Vücudumuz yaşlandıkça cildimiz eski görüntüsünü kaybeder.  

İnsanlar geçen zamanla birlikte değişen görüntüsünü güzelleştirmek, gençleşmek ve her gün aynaya daha özgüvenle bakmak ister.  

Yaşlanma sürecinde, insan vücudunda doğal olarak bulunan Hyaluronik Asit seviyesi düşer. Cildin su tutma kabiliyeti azalır ve  cilt elastikiyetini kaybeder. Buna cilt altı yağ dokusunun kaybı ve yerçekimi de eklenince daha da kuru ve sarkmış bir cilt ortaya çıkar. Cildimiz ışıltısını ve dolgunluğunu kaybeder.  

Zamanla aldığımız ve verdiğimiz kilolar deri üzerinde “stria” dediğimiz çatlaklara yol açar.  

Geçmişte yaşadığımız kaza veya ameliyat izleri psikolojik olarak etkilenmemizi sağlar.  

Tüm bunlardan kurtulmanın yollarını estetikte ararız. 

Genelde herhangi bir estetik işlem yaptırmak isterken, insanların aklına gelen ilk soru : “acaba canım yanar mı?”, bir başka soru “hastanede kaç gün kalacağım?” oluyor. Bu durumda ameliyatsız estetik seçebileceğimiz en uygun tedavi yöntemi olmaktdır.

 

Ameliyatsız Estetik Nedir?  

Ameliyatsız Estetik tıp ve teknolojide son yıllarda yaşanan en iyi gelişmelerden biridir.  

Öncelikle şunu belirtmek isteriz ki, ameliyatsız estetik uygulamaları sırasında canınız yanmaz. Ameliyatsız estetik yaptırırsanız günlerce hastanede yatarak zaman kaybetmek zorunda değilsiniz.  

Örneğin, ameliyatsız yüzgerme yaptırıp akşam davetli olduğunuz bir partiye makyaj yaparak veya traş olarak gidebilirsiniz.  

Bel ve karın bölgenizde spor veya diyetle bir türlü veremediğiniz kilolarınız var ve ameliyattan korkuyorsunuz. Yine ameliyatsız estetik ilk tercihiniz olabilir.  

Ameliyatsız estetikle mimik çizgilerinizin derinleşmesinin önüne geçebilir, olduğunuzdan daha genç bir görünüm elde edebilirsiniz. 

Yine ameliyatsız estetikle geçmişte yaptırdığınız ve artık vücudunuzda olmasını istemediğiniz dövmelerinizden kurtulabilirsiniz.  

Kimyasal peeling ameliyatsız estetik uygulaması güneş lekeleri, akne izleri, cildin yağ dengesini oranlamak için, kırışıklıklara karşı, bunların yok edilmesi için kullanılır. 

 

Ameliyatsız Estetik Uygulamaları Hangileridir? 

  • Botox  
  • Lipofreeze  
  • Gold Threads Facelift 
  • Mesotherapy 
  • Laser Hair Removal  
  • Ultherapy 
  • Fractional Laser Skin Resurfacing  
  • Microdermabrasion  
  • Laser Tattoo Removal  
  • Chemical Peel  
  • Acne Scar Removal 
  • IPL Treatment  

Türkiye'de Kemik İliği Nakli

 

Kemik iliği nakli günümüzde periferik kan ve göbek kordon kanının da kök hücre kaynağı olarak kullanılabilmesi nedeniyle hematopoetik kök hücre nakli (HKHN) olarak adlandırılmaktadır. Hematolojik malignite, immün yetersizlik, hemoglobinopati, kemik iliği yetersizlikleri, doğuştan metabolik bozukluklar gibi çocukluk çağında rastlanan pek çok hastalığın tedavisinde kemik iliği nakli önemli bir yer tutmaktadır. Hematopoetik kök hücre nakli için klasik olarak kabul edilen kök hücre kaynağı kemik iliğidir. Kemik iliği genel anestezi altında arka iliyak kanattan toplanır. Toplanan kemik iliğinin yeterliliğinde belirleyici olan çekirdekli hücre sayısıdır.  

Pek çok merkezin otolog nakilde tercih ettiği kök hücre kaynağı periferik kök hücredir.  

Kemik İliği nakil öncesi hastaya hazırlayıcı rejimler verilir.  Rejimde  hastaya hastalığına uygun kemoterapi protokolleri uygulanır. Hematopoetik kök hücre naklinde hazırlayıcı rejimin amacı hastanın nakil için hazırlanmasıdır ve üç ayrı bileşeni vardır: “kemik iliğinde yer açılması”, “immünsüpresyon” ve “hastalığın yok edilmesi”. Ardından verilen kemik iliğinin hasta ilikte graft olması beklenir. Hastalar aksi bir durum söz konusu olmadığı sürece Kemik iliği nakil sonrası hastanede 25-30 gün arası yatarak tedavi alır. Bu dönemde hastanın kırmızı kan ve trombosit transfüzyon ihtiyacı karşılanır. Verilen kemik iliği hastanın iliğinde graft olunca hasta ayaktan bakım için taburcu edilir. 

 

Kemik İliği Nakli Türleri?  

Otolog nakil:Alıcıya kendi kök hücrelerinin nakledilmesi. 

Allojenik nakil: Alıcıya akrabası olsun olmasın, bir diğer kişiden tam uyumlu kök hücre nakledilmesi. 

Haploidentik nakil: Alıcının birinci derece akrabalarından, yarı uyumlu dokular arasında yapılan nakil. 

 

Kemik iliği nakli hangi hastalıklarda tercih edilir?  

  • Akut Miyeloid Lösemi 
  • Akut Lenfositar Lösemi 
  • Miyelodisplastik Sendrom  
  • Orak Hücreli Anemi 
  • Talasemi  
  • Kronik Miyelositer Lösemi  
  • Birincil İmmun Yetmezlikler  
  • Hodgkin Lenfoma  
  • Non-Hodgkin Lenfoma vb. 

Türkiye Dünyada En Çok Plastik Cerrahi Operasyon Yapılan 9. Ülke

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sağlığı, “sadece hastalığın ve sakatlığın olmayışı değil; bedensel, ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik hali” olarak tanımlamaktadır. Estetik ameliyatlar kimi zaman sağlık, kimi zaman da daha iyi görünmek için yapılmaktadır. İnsanlar için fiziksel sağlık ve güzellik her dönemde büyük önem taşımaktadır.

  Plastik rekonstrüktif cerrahi insan vücudunun genellikle dışarıdan görülen hemen hemen bütün bölümlerini ilgilendiren doğuştan ya da sonradan oluşmuş şekil ve işlev bozukluklarının ameliyatla tedavisi, açık yaraların onarılması, kopan parçaların yerine takılması ya da eksik parçaların yeniden yapılması, deri ve deri altında yerleşik tümörlerin tedavisi, her türlü güzelleştirme amaçlı ameliyat ve uygulamaları içerir; genellikle estetik cerrahi ya da plastik cerrahi olarak bilinir.  

Plastik sözcüğü bir şeye yeni bir şekil vermekle ilgilidir. Bu şekillendirme işlemi yalnızca görünümle ilgili olabileceği gibi, çoğu durumda bozuk bir bedensel işlevin düzeltilmesini ya da bir rahatsızlığın giderilmesini de içerir. Rekonstrüktif sözcüğüyse yeniden yapmak, yeniden inşa etmek anlamındadır. Çeşitli sebeplerle kaybedilmiş bir organ ya da organ parçasının yeniden yapılması (rekonstrüksiyon) ya da doğuştan olmayan bir organın yapılması (konstrüksiyon) plastik cerrahinin ana uğraşlarından biridir.  

Uzmanlık alanını tanımlayan sözcüklerden biri olan estetik ise güzellikle ilişkilidir. Estetik amaçlı ameliyatlarda hedef, aslında normal olan bir beden parçasının görünümünü toplumda ya da kişinin zihninde daha güzel olarak algılanan şekle dönüştürmektir. Kişinin bu dönüşüm arzusu, kendini güzel bulduğu gençlik haline geri dönme isteğinden ya da sahip olduğu görünümünden memnun olmamasından kaynaklanabilir.   

Estetik Cerrahi girişimler hangileridir?  

  • Meme Küçültme 
  • Meme Büyütme 
  • Göğüs Dikleştirme 
  • Meme Asimetrisi 
  • Cinsel Estetik  
  • Liposuction

Örneğin: Liposuction, gövdenin farklı yerlerinden vakumla yağ alınması işlemidir. göbek, kalça yanları, diz içleri ve erkeklerde böğür bölgesi gibi bölgesel şekil bozukluğuna neden olan yağ oranının vücuttan uzaklaştırılmasıdır. 

Plastik Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Hizmetleri Nelerdir?  

  • Saç ekimi  
  • Estetik burun operasyonları (Rinoplasty) Estetik göz kapağı operasyonları  
  • Jinekomasti  
  • Karın germe  
  • Kaş kaldırma  
  • Kulak operasyonları (kepçe kulak)  
  • Botox-dolgu  
  • Yara izleri revizyonları  
  • Yüz germe  
  • Yağ enjeksiyonu 

Türkiye Organ Naklinde Dünyada İlk 5'te Yer Alıyor

Organ nakli, vücutta görevini yapamayan bir organın yerine canlı bir vericiden veya ölüden alınan sağlam bir doku veya organın nakledilmesidir. 
Organ Nakli'nin amacı, organ yetmezliği sebebiyle yaşamının sonuna gelmiş bir hastanın hayatını kurtarmak ve yaşam süresi ve kalitesini arttırmaktır. 
Organ nakli kronik organ hastalıklarında uygulanan rutin, geçerli ve ileri bir tedavi yöntemidir. 
Organ Naklinde organını veren veya bağışlayan kişi donör adlandırılıyor.
 

Organ Nakli Kimlere Yapılır? 

İlerlemiş karaciğer, böbrek, kalp ve akciğer hastalıklarında,
Kornea hastalıklarına bağlı olarak görme kaybı gelişmiş hastalarda,
Böbrek yetmezliği gelişmiş diyabet hastalarında,
İnce barsakları önemli ölçüde alınımı veya işlev kaybı gelişmiş hastalarda,
Bazı kan, kalp ve akciğer hastalıklarında,
Cildinin önemli bir bölümünü kaybetmiş hastalarda,
Yüzünün çoğunu kozmetik ve fonksiyonel olarak kaybetmiş hastalarda,
Kemik dokuda ve tendonlarında önemli hasar gelişmiş hastalarda ilgili doku ve organ nakli uygulanabilir. 

 

Organ Nakli Yöntemleri Hangileridir? 
1) Otogreft: Bir doku veya organın aynı canlının bir yerinden alınıp başka bir yerine takılmasıdır. 
2) Senogreft: İki ayrı tür arasında yapılan doku ve organ naklidir. 
3) Allogreft: Aynı türden iki canlı arasındaki doku ve organ naklidir. 
4) İzogreft: Genetik yapıları birbirlerinin aynısı olan tek yumurta ikizleri arasındaki transplantasyondur.
5) Bölerek Transplantasyonlar: Bazen kadavradan alınan bir organ (özellikle karaciğer) iki alıcıya paylaştırılır; bu da genellikle bir yetişkin ve bir çocuktur. 
6) Domino Transplantasyonlar: Bu operasyon her iki akciğerin de değişmesi gereken (genellikle sistik fibroz durumunda) hallerde uygulanır ve akciğerler ile kalbin blok halinde değiştirilmesinin teknik olarak daha kolay olduğu için tercih edilir. Bu arada alıcının kendi kalbi genellikle sağlam olduğu için bu da başka bir alıcıya takılır. 

 

Organ Nakli Çeşitleri 
Kadavradan Yapılan Organ Nakli: 
Beyin ölümü:
Beyin ölümü kesin olarak tam bir ölümü ifade eder. 
Trafik kazası, kurşunlanma, beyin kanaması gibi nedenlerle yoğun bakımda tedavisi devam ederken beyin ölümü geçiren hastaların organları bağışlandığı takdirde bu transfer işlemine kadavradan nakil, bu hastalara da kadavra donör denmektedir. 
Canlıdan Yapılan Organ Nakli 
Hastanın eşi veya akrabaları arasında hasta ile doku ve kan grubu uygunluğu olan kişiden yapılan nakildir. 

 

Kanser Erken Teşhisle Tedavi Edilebilir Bir Hastalık

İnsan bedeni bölünen ve özgül dokulara farklılaşan hücrelerden gelişir. Biyolojik yapı içinde, soy hücreleri ve somatik hücreler döllenmiş tek bir hücreden köken alırlar. Sağlıklı bir bedende hücreler bölünür, büyür ve farklılaşırlar. Ve sonuçta apoptozis adı verilen  programlı bir ölüm çerçevesi içinde yaşamlarını sonlandırırlar.   Kanser oluşumu birçok dokuda değişiklik göstermiş tek bir hücreden başlar. Vücudumuzun hastalıklara yakalanma eğilimi gibi kanser oluşumu da genetik özellik taşır. Hücre DNA’sı anne ve babalarımızdan benzerliğin aktarılması, davranışlarımız hatta saç ve göz rengimizin bile belirlenmesinde rol oynar. Her hangi bir sebeple karsinojen maddelere, X ışınlarına veya bazı virüslerin etkisine maruz kalmış hücrelerde, DNA değişikliğe uğrar ve sonucunda kanserli hücre gelişir. Kanserli hücre kendi içinde hızla büyüyerek önce olduğu dokuya, sonra uzak doku ve organlara metastaz yapmaya başlar. Günümüzde kanser ölüm sebebi olarak kalp ve damar hastalıklarının hemen ardından gelir. Ve hastalar genellikle metastazdan kaybedilir. Kanser vakalarında en önemli husus erken ve doğru teşhisdir. Zamanında konulan teşhisle uzmanlarımız birçok kanserli hastanın iyileşmesine yardımcı olmaktadır. Özellikle moleküler biyolojinin gelişmesi ve yeni tedavi yollarının keşfedilmesi kanser hastaları için umut vaad etmektedir.          

Kanser en çok kimlerde görülür?    

Kanser görülme sıklığı yaş, cinsiyet, köken aldığı organ ve diğer çevre faktörlerine göre farklılıklar gösterir. Çocukluk çağının özel tümörü hariç yaş arttıkça kanserli hasta sayısı artar. Ortalama 50’li yaşlarda daha sık görülmektedir. Kanser 10 yaş altı erkeklerde daha fazla olup, 20-60 yaş  kadınlarda, 60 yaş  üzerinde ise erkeklerde daha fazla kanser izlenir.    

Dünyada en çok görülen kanser türleri hangileridir?    

• Akciğer  

• Meme 

• Kolon  

• Karaciğer  

• Mide 

Tatil Yaparken Check Up Olun

Check-up hiçbir şikayeti olmayan kişilerde, gizli kalmış ve ileride hastalığa yol açabilecek problemlerin saptanması ve önleyici tedbirlerin alınmasını sağlayan bir tarama  paketidir. Yaşla birlikte artan hastalıkların zamanında tespit edilmesi çok önemlidir. Düzenli bir şekilde check-up yaptıran pek çok insan, birçok ölümcül hastalıktan  erken teşhisle kurtulabilmektedir. Hiçbir şikayet ve hastalık olmasa da yılda bir kez yaptırılacak check- up ile erken dönemde belirti vermeyen ve sinsice ilerleyen hastalıklar yakalanabiliyor. Çok kısa bir zaman ayırarak yaptırabileceğiniz check-up ile sağlığınızın durumunu, başlangıç aşamasında olan hastalıklarınızı öğrenebilir; erken teşhisle zamanında tedavi olabilirsiniz. 

 Check-up kişiye özel olmalıdır.

Hekim muayenesinin olmadığı bir check-up düşünülemez. Check-up sadece tetkiklerden oluşan bir süreç değildir. Bu tetkikler öncesi yapılacak uzman doktor muayenelerinde kişinin şikayeti, hikayesi, özgeçmişi, soy geçmişi, alışkanlıkları ve varsa kullandığı ilaçlar ait alınacak bilgiler, kişiye özel tetkiklerin eklenmesini sağlayarak en güvenilir sonuca varılmasını amaçlar. Elde edilecek sonuçlar uzman hekimler tarafından yorumlanır. Check-up programlarında kanserler için kişinin yaş ve cinsiyetine uygun olarak dizi screen testleri bulunur.  

Her check-up’ta kan basıncı, kalp ve solunum hızı, ateş, genel görünüm gibi hayati bulgulara bakılır; daha sonra kardiyoloji, göğüs hastalıkları, kulak burun boğaz, nöroloji, dermatoloji, kadın doğum/üroloji, iç hastalıkları muayeneleri yapılır. Erkekler için ayrıca testis, fıtık ve prostat muayenesi; kadınlar içinse meme ve pelvik muayene yapılır.  

 

Gezileri Ve Rehabilitasyonlarıyla Türkiye'de +65'i Yaşamak

Günümüz dünyasında 65 yaş ve üzerindeki nüfus, tüm nüfusun yüzde 15’i civarında. Bu yaş grubu aynı zamanda psikiyatrik ve bedensel hastalıkların birbirine eşlik ettiği bir grup. Yaşın ilerlemesiyle birlikte beyindeki kimyasal iletkenlerin metabolizması ve üretiminde belirgin değişiklikler olur. Beyindeki bu olağan değişimler nedeniyle yaşla birlikte bellek, dikkat, hareket ve algılama gibi zihinsel işlevlerde kısmi bir kayıp gözlenir. Ancak bu kaybın ne kadarının doğal ve beklenen süreç olduğu, ne kadarının bir beyin hastalığına işaret edeceğini saptamak son derece titiz bir muayene gerektirir. Bu nedenle Geriatri bilimi önemlidir

Geriatri nedir? Amacı nedir?

Geriatri; 65 yaş ve üstü hastaların sağlık sorunları, hastalıkları, sosyal ve fonksiyonel yaşamları, yaşam kaliteleri, koruyucu hekimlik uygulamaları ve toplum yaşlanması ile ilgilenen bir bilim dalıdır. Geriartride amaç yaşlının sağlığını korumak,hastalığında tedavi etmek,bağımsız olarak yaşamını sürdürmesine yardımcı olmak ve yaşam kalitesini yükseltmektir.

Kimler Geriatri Ünitesine başvurabilir?

65 yaş ve üstünde olan ve zaten iç hastalıkları kapsamında olan hipertansiyon, şeker hastalığı gibi hastaların yanı sıra osteoporoz,idrar kaçırma, bellek bozukluğu (Alzheimer Hastalığı, yaşa bağlı unutkanlık), depresyon,düşme,bayılma,beslenme bozukluğu,bası yaraları, çoklu ilaç kullanımı hastaları, kanser şüphesi olanlar ve koruyucu hekimlik için bilgilenme amacında olanlar Geriatri Ünite’sine başvurabilirler.

Neden 65 veya üzeri? 

Geriatride tüm araştırma, ilgi ve bilginin 65 yaş üstünde kişilerde olduğundan, deneyim de o ölçüde artmış olup, iç hastalıkları muayene ve tetkiklerinin yanı sıra bu yaş grubunda sık görülen hastalık ve komplikasyonların geniş ölçüde incelendiği bir daldır. Bu kadar kapsamlı bir inceleme birçok hastalığın daha belirti vermeden önce dahi teşhis ve tedavisini mümkün kılar. 

Ayrıca bu yaş grubunda hastalık belirtilerinin çoğunluğu genç ve orta yaşta görülenkinden farklı olup teşhisi geriatri bilgisini gerekli kılar. Geriatri 65 yaş ve üstünün sadece muayene, teşhis ve tedavisi ile yetinmez, birlikte çalıştığı sosyal hizmet uzmanı, fizyoterapist, diyetisyen ve hemşire ile poliklinik dışı desteğini, evde bakım modeli dahil sağlamaya yoğun çaba gösterir. Tüm bu nedenlerle 65 yaş ve üstü hastalar öncelikle geriatri’ye başvurmalıdır.

 

 

Doğru Teşhis için Radyoloji 

Radyoloji, X ışınları ve diğer görüntüleme yöntemlerinin tıpta teşhis ve tedavi amacıyla kullanılmasıdır.

Radyoloji iki ana bölümden oluşur:

  • Diagnostik (Teşhis Radyolojisi Radyoloji )
  • Radyoterapi (Tedavi Radyolojisi) 

Radyolojik Tetkikler Nelerdir?

1.Röntgen: Röntgende x- ışını kullanılır ve temel tanı yöntemlerinden biridir. Röntgen iki temel bölüme ayrılır:

  • Direkt Röntgen: Hastayı geçen x-ışınlarının bir röntgen filmi üzerine düşürülerek görüntünün elde edildiği yöntemdir. Kemik yapılar, akciğerler, sindirim sistemi, üriner sistem ve memenin incelenmesinde kullanılır.
  • Kontrastlı Röntgen: Dışardan kontrast madde verilerek yapılan inceleme yöntemleridir. Kontrast maddenin ağızdan veya makattan verilmesiyle özefagus, mide-duodenum, kalın ve ince bağırsağın incelemesi yapılmaktadır.Damardan kontrast madde verilerek idrar yollarının (voiding sistoüretrografi, ekstretuar ürografi, sistografi) incelenmesi sağlanabilir. Perkütan transhepatik kolanjiografide (PTK) olduğu gibi safra yolları incelemeleri ve fistülografi de kontrast madde verilerek yapılan röntgen yöntemleri arasındadır.

2.Ultrasonografi:Yüksek frekanslı ses dalgaları kullanılarak ses enerjisinin görüntüye dönüştürülmesi işlemidir. Ultrasonografide radyasyon olmadığı için bebeklerde ve gebelerde rahatlıkla kullanılması önemli bir avantajıdır.
Ultrasonografi, genellikle boyun, tiroid bezi, karaciğer, safra kesesi, böbrekler, dalak, pankreas, mesane, rahim, yumurtalıklar, skrotum, testis ve prostat bezi gibi organların görüntülenmesinde kullanılır.
Doppler ultrasonografi, ultrasonografinin özel bir şeklidir. Bu yöntemde incelenen damar yatağındaki kan akımı, akım yönü ve debinin incelenmesi mümkün olur.

3.Bilgisayarlı Tomografi (BT):Bilgisayarlı tomografi, x-ışını kullanılarak vücudun incelenen bölgesinin kesitsel görüntüsünü oluşturan tanı yöntemidir. Teknolojinin gelişmesiyle tek kesitli helikal ve multidedektör BT cihazları ile inceleme süreleri belirgin kısalmıştır. Özellikle multidedektör BT cihazıyla elde edilen ince kesitler kullanılarak ayrıntılı damar analizleri ve sanal endoskopik uygulamalara izin veren 3 boyutlu görüntüler elde olunmaktadır. Sadece toplar damar yolundan yapılan kontrast madde enjeksiyonuyla diğer damarlar dışında koroner damarlar gibi ince damarların da incelenmesi mümkün olabilmektedir.

4.Manyetik Rezonans (MR): Manyetik rezonans görüntüleme büyük mıknatıslarla oluşturulan güçlü manyetik alan içinde radyo dalgaları kullanarak kesitsel görüntü oluşturan tanı yöntemidir. MR'da radyasyon yoktur. Ayrıca, kontrast madde verilmeksizin bir çok organda inceleme yapılabilmesi mümkündür. Gebelerde çok gerekli olduğu durumlarda kullanılabilir. 

5.Girişimsel Radyoloji: Girişimsel radyoloji, skopi, ultrasonografi, BT ve MR eşliğinde yapılan anjiyografi ve biyopsi gibi tanısal işlemlerle abse ve sıvı kolleksiyonlarının drenajı, damar ve kanal darlıklarının tedavisi için yerleştirilen stent uygulamaları gibi tedavi edici işlemleri kapsar.

Gelişen Teknoloji İle Türkiye’de Ortopedik Cerrahi Ameliyatlar

İnsan vücudunda bulunan tüm kas, kemik, eklem ve sinirlerin hareketini sağlayan organlarda bulunan anormallikleri teşhis edip, tedavi eden cerrahi bilim dalıdır Ortopedi.
Ortopedi bölümüne hastalar en çok hangi şikayetlerle başvurur?  

  • Kırıklar
  • Bacak çarpıklığı
  • Kazalarda kemik yaralanmaları
  • Kas zedelenmeleri
  • Çıkıklar 
  • Dirsek ağrıları
  • Boyun ağrıları
  • Düztabanlık
  • İçe basma
  • Kuyruk sokumu ağrıları
  • Romatizma benzeri ağrılar

Ortopedik hastalıklar arasında en çok karşılaşılan rahatsızlık kemiklerde açığa çıkan kırıklardır. Ortopedistler kırıkların tedavisinde alçıya almak veya cerrahi ameliyatlarla müdahale edebilmektedirler. Tıp ortopedi alanında da son derece hızlı gelişim göstermektedir. Kaybolmuş uzuvlara çözüm geliştiren maddeler çıkmakta ve bu uzuvlar dışarıdan destekle onarılabilinmektedir. Kesilmiş, kırılmış kemiklerin yerine takılabilecek olan protez parçalarla kişiler yeniden organlarını rahatlıkla kullanabilmektedirler. Yaş ilerlemesi ile de insanlarda kemik erimesi yaşanabilmekte ve bu şikayetlerden ötürü omurga cerrahisi adı altında ortopediden faydalanılmaktadır. Yaş arttıkça kemik yapısı değişmekte ve bükülmeler, eğilmeler yaşanabilmektedir. Bu durumlara medikal destek, magnezyum, kalsiyum destekleri yapılabilerek çözüm geliştirtmeye çalışılmaktadır. Çok zorlayıcı spor dalları ile uğraşıyor olanlar takviyelerle vücutlarını beslemek durumundadırlar. Yapılan etkinliklerin kasları zorlaması, liflerin kopması ve kemiklerin çok zorlanması ile sıkıntılar büyüyecektir. Bu gibi durumlarda ortopedi uzmanından yardım almak gerekiyor. Omuz ağrıları, kas gevşemeleri, spor yaralanmaları, boyun fıtıklarında da uygun tedavi yöntemleri ortopedi tarafından belirleniyor. Ayak görev olarak vücudu taşımakla yükümlüdür. Yürüme esnasında normal koşullarda vücut bütün olarak esnemekte iken problemli vakalarda vücut olumsuz etkilenebilmektedir. Bu yaylanmada görev alan bölüm ayağın kavisli olan iç kısmıdır. Eğer bu kavis doğuştan yoksa insanlar düztabanlı olmakta ve bu sıkıntılarla karşılaşmaktadırlar. Topuktan ön tarafa doğru yük aktarımını gerçekleşmediği zaman vücut sistem olarak zarar görmeye başlayacaktır.Çocuklar için en çok  doğumla gelen düz tabanlık ve içe basma gibi şikayetlerden aileler ortopediye müracaat etmelidir. Eş zamanlı görülen ortopedik rahatsızlıklardan diğeri de içe basmadır. Yük dengesi değişerek ayaklar içe doğru basmaya başlamaktadır. Bu şikayetlerle birlikte; çabuk yorulma, yürüme sonrası artan ağrı, sporsal aktivitelerde azalma, akşam saatlerinde başlayan kemik ağrıları, topuk etrafına dağılan ağrı gibi sıkıntılarla doktordan yardım alabilmek için ortopediye başvurulmalıdır.

Kardiyovasküler Cerrahi Nedir?

Kalp göğsümüzün ortasında göğüs kemiğinin hemen altında yerleşmiştir. Kalp vücudumuza gerekli besin maddelerini ve oksijeni sağlayan kanı, dolaşım sistemimiz içinde hareket ettiren, çok dayanıklı bir kas grubundan yapılmış organdır. Kardiyovasküler Cerrahi (KVC)’de kapak hastalıkları, koroner arter hastalığı, damar ve doğumsal kalp hastalıkları için ameliyatlar yapılmaktadır.  Ameliyatta kalbe ulaşmak için genelde göğüs kemiği ortadan kesilmektedir. Cerrah ameliyatta, kalp fonksiyonlarını korumak, ameliyatı kansız ve hareketsiz bir kalpte başarıyla gerçekleştirmek için kalbi durdurur.  Kalp, kalbin ve akciğerin fonksiyonunu üstlenen kalp-akciğer makinesi olarak adlandırılan cihaza bağlanarak durdurulur. Buna kardiyopulmoner bypass denir. Bazı durumlarda ameliyatı kalp çalışırken yapmak daha uygun olacağından kalp durdurulmaz.    

Kardiyovasküler Cerrahide Yapılan Ameliyatlar 

• Kapak Ameliyatı 

• Koroner Bypass Ameliyatı  

• Çalışan Kalpte Koroner Bypass 

• AortAnevrizması 

• Karotis Ameliyatı 

 Kardiyovasküler Cerrahi Türkiye’de kalp cerrahisi dünya ile aynı dönemde, 1960’lı yıllarda başlamış ve bugün birçok merkezde gelişmiş ülkelerle aynı düzeyde başarılı sonuçlarla uygulanmaktadır. Kardiovasküler sistem, başta pulmoner olmak üzere, renal, metabolik, serebral sistem fonksiyonları ile çok yakından ilişkilidir. Bu açıdan kalp cerrahisi preoperatif, operatif ve postoperatif dönemlerde mültidisipliner bir ekip çalışmasına ihtiyaç gösterir.  

Diyaliz Sizi Hayata Bağlar

Böbreklerimizin en önemli görevi, vücudun su ve tuz dengesini düzenlemek, kanı zararlı artıklardan temizlemek ve böylece tüm organ ve sistemlerin belirli bir uyum içinde çalışmasını sağlamaktır. Eğer böbreklerimiz bu görevleri tam olarak yapamazsa, vücudumuzda zararlı maddeler, su ve değişik yapıda tuzlar birikir ve kimyasal denge bozulur. Bu durumda, başta kalp ve beyin olmak üzere tüm diğer organlar görevlerini yerine getiremez hale gelir. Böbreklerin görevlerini yapamaz hale gelmeleri ile ortaya çıkan hastalık tablosuna böbrek yetersizliği yada kısaca üremi denir. Böbrekler, ayrıca çeşitli hormonlar salgılarlar. Bu hormonlar, kan yapımı, kemik gelişmesi ve tansiyonun belirli düzeyde tutlmasına yardımcı olur. Böbrek yetersizliği durumunda bu hormonların salgılanmasında bozukluklara ek olarak kansızlık, kemik hastalıkları ve tansiyon değişiklikleri de ortaya çıkar. İnsan vücudunda, normalde iki böbrek bulunur; ancak sağlıklı olan ve yeterli çalışan tek bir böbrek de vücudun tüm gereksinimlerini  rahatlıkla karşılayabilir.  

Böbrek Yetmezliğinin Tedavisi 

1. Hemodiyaliz  

2. Periton Diyalizi  

3. Böbrek Nakli- canlı veya kadavra vericilerden (donörlerden) yapılır.

Diyaliz Nedir? 

Böbrek yetmezliğinde kanda biriken zararlı maddeleri özel zarlar kullanarak süzmek ve böylece kanı temizlemektir.    

Diyalizin iki tipi vardır:  

1) Hemodiyaliz (makina diyalizi)  

2) Periton diyalizi (karın diyalizi)   

Kronik böbrek yetmezliği tedavisinde, günümüzde kulanılan en yaygın tedavi şekli hemodiyaliz olup, yirminci yüzyılın en önemli tıbbi gelişmelerinden birisidir.   

Yılda 40.000 operasyonla Türkiye Göz'de Dünya Birincisi

Oftalmoloji bölümü göz hastalıklarını ilgilendiren bir bilim dalıdır. Gözlerimiz beş duyu organımızdan biridir. Herşeyi görmemizi sağlarlar. Düzenli ve kapsamlı bir şekilde yaptırılan göz muayinesi bizi birçok hastalıklardan korumaya veya erken teşhis edilerek tedavi edilmesine yardımcı olmaktadır. Çocuklar bir (1) yaşına geldiğinde göz muayinesi önerilmektedir.    

Göz Hastalıkları Nelerdir?    

• Katarakt  

• Trahom, Glokom  

• Kornea hastalıkları  

• Retina kaynaklı hastalıklar  

 a. Diabetik retinopati  

 b. Yaşa bağlı makula dejenerasyonu  

 c. Santral retinal ven tıkanıklığı (Akut)  

 d. Santral retinal arter tıkanıklığı (Akut)  

 e. Retina dekolmanı (Akut)  

• Travma  

• İntraoküler İnflamasyon (Üveit, Endoftalmi)  

• Nöro-oftalmolojik Hastalıklar (Optik Nöropati-Akut) 

• Glokom  

• Subkonjonktival kanama  

• Blefarit  

• Konjonktivit  

• Horneolum (arpacık)  

• Kornea erozyonu 

• Episklerit/Sklerit  

• Pinguekula/Pterigyum  

• Yabancı cisim  

• Enfeksiyonlar (kanalikülit vs) 

• Nazolakrimal      

 Gelişen  tıp ve teknoloji sayesinde konusunda uzman hekimlerimiz herhangi bir göz hastalığını erken ve kolay teşhis ederek tedavi seçenekleri sunmaktadır.  Türkiye, göz ameliyatlarında yurt dışından en fazla hasta kabul ederek, yılda yaklaşık 40 bin operasyonla dünya genelinde birinciliği elinde tutuyor. 

Kadın Hastalıklarına Türkiye'de Çözüm

Jinekoloji kadın üreme organlarıyla ilgilenen bilim dalıdır. Obstetrik ise doğum bilimi anlamına gelir. Yani Obstetrik Jinekoloji Kadın-Doğum Bilimi anlamına gelmektedir.

Jinekolojik hastalıklar nelerdir?

• Myom Uterusun (rahmin) kas hücrelerinden (myometriumdan) köken alan, iyi huylu düz kas tümörleri myom olarak adlandırılır. 

• Yumurtalık (over) kisti "içi sıvı dolu kesecik" lere verilen genel isimdir.

• Rahim ağzı hastalıkları (serviks)

• Polikistik over

• İnfertilite (kısırlık)

• Pelvik inflamatuar hastalıklar

• Vajinit

• Polip

• Endometrit

• Servisit

• Erken gebelik patolojileri

• Düşük

• Dış gebelik (ektopik gebelik)

• Mol gebelik

• İdrar kaçırma

• Rahim sarkması

• Adet sancısı (dismenore)

• Menopoz

• Amenore

• Kadın üreme organları kanserleri

• Doğum kontrol yöntemler

Bu hastalıklar Jinekoloji yani Kadın Hastalıklarının tedavi alanına girer.

Obstetrik (doğum) problemleri nelerdir?

• Hipertansiyon-Preeklampsi

• Erken membran rüptürü (preterm ve term)

• Vajinal kanama (erken, geç ve Günaşımı

• Erken doğum eylemi

• postpartum) Derin ven trombozu, tromboflebit ve pulmoner emboli

• Fötal ölüm

• Dehidratasyon

• Ciddi anemi

• Karın ağrısı Intra Uterine Gelişme Geriliği (IUGG) tespit ve yönetimi

• Yüksek Ateş

• Doğum komplikasyonu:

• Fetal distres

• Anormal doğum (distosi)

• Sistemik hastalıklara bağlı gelişen acil durumlar

Deneyimli ve Eğitimli Rehabilitasyon Uzmanları ile doğru Tedavi Türkiye'de 

Bir  hastalık veya kaza sonucu bedensel yeteneklerinin bir kısmını kaybetmiş kişilerin yaşam kalitelerini yükseltmeleri, hayata yeniden uyum sağlamaları, aileleri ve toplumla bir bütün içerisinde yaşamalarını sağlayan gerekli olan tüm evreleri tüm çabaları kapsayan genel bir kavramdır REHABİLİTASYON.  Sabır, bilgi ve deneyimli ekip ile hastanın yeniden ailesi ve toplumla bir bütün olarak yaşamasının sağlanabilmesi Rehabilitasyonda asıl hedefi oluşturur. Bu ekibin içinde, fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı ekibin yanı sıra fizyoterapistler, rehabilitasyon hemşireleri, psikologlar, konuşma terapistleri, sosyal hizmet uzmanları ve daha bir çok yan dal uzmanının da bulunur. Kırık, çıkık, bağ ve ligaman yaralanmaları, menisküs ve bağ yırtıkları gibi ortopedik problemlerin, cerrahi uygulama ya da alçı ya da atel gibi splintleme sonrasında, mutlaka fizik tedavi ve rehabilitasyon programlarının uygulanması gerekmektedir. Amaç, hastaya bir an önce normal aktivite düzeyinin yeniden kazandırılmasıdır

Rehabilitasyondan yararlanılacak olan hasta grubu: 

• Çocuklarda doğuştan olan veya sonradan ortaya çıkan serebral palsi

• Kırık ve ortopedik ameliyatlardan sonra sık görülen hareket ve fonksiyon kaybı

• Spor sakatlıkları 

• Beyin hasarı ve omurilik hasarına bağlı felç, 

• Romatizma gibi hareketi kısıtlayan ağrılı rahatsızlıklar 

• Aşırı şişmanlık 

• Yaşlılığa bağlı hareket kısıtlılığı 

• Omurga hastalıkları 

Kök Hücre Teknolojisinde Dünyanın En Başarılı Doktorları Türkiyede Bulunur.

Kök hücreler  vücudumuzda çok sayıda bulunan farklılaşmış ve ciddi hasar görmüş ya da hastalanmış aynı zamanda da doğal yollarla yenilenemeyen hücrelerin yerine sağlıklı ve işlevsel hücreler oluşturmak için kullanılırlar. “Hücre tedavisi” olarak adlandırılan hastalıklı hücrenin sağlıklı hücre ile yer değiştirmesi işlemi organ nakline benzer, tek fark bir organ yerine hücrenin nakledilmesidir. 

Hematopoetik (kan sistemi) kök hücreler, kemik iliğinde bulunan ve tüm kan hücrelerinin öncüsü olan, günümüzde tedavide en çok kullanılan kök hücre tipidir. 

Parkinson hastalığında kök hücreler dopamin salgılayan özel bir çeşit sinir hücresi oluşturmada kullanılabilirler. Teorik olarak bu sinir hücreleri hastanın beyin iletilerini yeniden düzenleyecek ve fonksiyonunu geri kazandıracak olan yere nakledilerek tedavi sağlanabilecektir. 

Kök hücreler farklılaşmış hücreler için değişimli ve yenilenebilir bir kaynak olarak çalışabilmektedir. Genel olarak araştırmacılar erişkin, fetal ve embriyonik kök hücrelerin çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan sinir hücresi, kas hücresi, kan hücresi ve deri hücresi gibi özellikli hücreler için bir kaynak olabilme potansiyelini incelemektedirler. 

Henüz sınırlı sayıda hastaya uygulanmış olsa da, kök hücrelerin klinik potansiyeli başka hastalıkların (diyabet ve böbrek kanserini de içeren) tedavisinde de kanıtlanmıştır. Kök hücrelerin karaciğer hastalığı, koroner hastalıklar, otoimmün ve metabolik hastalıklar, kronik enflamatuar hastalıklar (amiloidoz vb.) ve diğer ilerlemiş kanser türlerinin tedavisindeki iyileştirici etkisi için yeni klinik uygulamalarla ilgili araştırmalar devam etmektedir. 

 

Türkiye'de Üroloji alanında Modern Tıp Yöntemleri İle Tedavi Olun

İnsan yaşlandıkça ürolojik hastalıklar daha da artmaktadır.Üroloji, erkeklerdeki üreme-boşaltım sistemiyle, kadınlardaki boşaltım sistemini araştıran, sağlığını ve  hastalıklarını takip ve tedavi eden bir bilim dalıdır. 

Ürolojik hastalıklar nelerdir? 

• Böbrek kanseri 

• Prostat kanseri 

• Mesane kanseri 

• Böbrek ve üreter taşları 

• Selim prostat büyümesi 

• Testis kanseri 

• Penis kanseri 

• Üreteral kanser 

• Aşırı aktif mesane semptomları 

• Noktüri 

• Cinsel işlev bozukluğu 

• Erkekte kısırlık 

• İdrarını tutamama 

• Leğen kemiği ağrısı 

• Ürolojik enfeksiyonlar 

Türkiye’de Da VİNCİ robotik sistemi ile tedavi edilen Ürolojik hastalıklar hangileridir?  

• Prostat Kanseri'nde Robotik Radikal Prostatektomi (Robot yardımıyla prostatın tamamının çıkarılması - Sinir koruyucu) 

• Mesane Kanseri'nde Robotik Radikal Sistektomi + 

• Yeni Mesane Rekonstrüksiyonu (Robot yardımıyla idrar kesesinin çıkarılması) 

• Böbrek Kanseri'nde Robotik Parsiyel Nefrektomi 

• (Böbrek koruyucu)Robotik Radikal Nefrektomi 

• UPJ Darlığı'nda Robotik Pyeloplasti 

• Adrenal Tümör'lerde Robotik Adrenalektomi 

Da Vinci Robotik Cerrahi’nin Sağladığı Avantajlar Nelerdir? 

1. Ameliyat  sırasında çok az kan kaybı olmaktadır.  

2. Çok açılı titremeyen robotik kollar ile vücut içinde çok yönlü cerrahi işlem güvenle gerçekleştirilir. 

3. Ufak deliklerden cerrahi işlemler gerçekleştirildiğinden kozmetik olarak büyük avantajı söz konusudur. 

4. Hastanede kalış döneminde çok az miktarda ağrı kesiciye ihtiyaç görülen ağrılar olabilmektedir. 

5. Uygulanan hastalığın cerrahisine göre değişkenlik göstermekle beraber, tedavi sonrası hastanede kalış süresi 1 ya da 2 gün kadar olmaktadır.  

6. Hastaların büyük bir kısmı “da Vinci Robotik Cerrahi” ile radikal prostat ameliyatı sonrası 2. ya da 3. haftasında rutin çalışmalarına geri dönebilmektedir. 

Türkiyede Dünya Standartlarında Cerrahi Operasyonlar

Cerrahi, tıbbın en eski dallarından biri olup ilaçla ya da diğer tedavi yöntemleriyle iyileştirilemeyen hastalıkların, yaralanmaların, vücuttaki yapı bozukluklarının ameliyatla onarılması ya da hastalıklı organın kesip çıkarılarak doğal ve uygun şekline dönüştürülmesi esasına dayanır.  

Cerrahi kelimesi Latince’de ‘chirurgiae’ teriminden köken almakta ve ‘el işi’ anlamına gelmektedir.  
Ameliyat türleri genellikle organ veya bağlı bulunduğu sistemin adı ile anılmaktadır. Örneğin: Guatr (tiroid bezi), meme, yemek borusu (özofagus), mide, ince bağırsak, kalın bağırsak, rektum, anüs (makat), fıtıklar, karaciğer, safra kesesi, safra yolları, endoskopik ve laparoskopik cerrahi girişimleri Genel Cerrahi alanına girmektedir.  

Sistemlere göre ayrıldığında ise: guatr ameliyatları, meme ameliyatları (tümörler), yemek borusu, mide, onikiparmak bağırsağı, ince bağırsak, kalın bağırsak, rektum ve anüs bölgesi ameliyatları: hemoroid – basur, anal fissür, makatta çatlak, perianal fistül, makatta apse, rektum kanseri, anüs kanseri, karaciğer, fıtık: kasık, göbek, uyluk, mide fıtığı (reflü) ameliyatları Genel Cerrahi’nin kapsamına girer.  
Genel Cerrahi bazı olgularda sadece ameliyat ile değil koruyucu hekimlik ile ameliyattan korunmayı da hedefler.  
 Cerrahi tipleri Hangileridir?  
Acil koşullarda yapılan ameliyatlar: Safra kesesi iltihabı ve gangreni, boğulmuş fıtık, pıhtılaş- mış (tromboze) hemoroid, tıkanmış veya delinmiş bağırsak kanseri, apandisit vb.

Randevu verilerek yapılan ameliyatlar: Safra kesesi, fıtık, hemoroid, bağırsak kanseri vb.  
Minimal invaziv cerrahi: Küçük deliklerden vücut boşluklarına girerek organların tedavi edilmesi esasına dayanır. Laparoskopik safra kesesi, apandisit, fıtık, reflü, bağırsak cerrahisi vb. ameliyatlar bu şekilde rutin olarak yapılmaktadır. 

 

81+

Lokasyon

2046

tesis

29

Uzmanlık

227+

Tedavi

Görüşler

Türkiye’de sağlık sektöründe, son 9 yılda büyük atılımlar gerçekleştirilmiştir. Yapılan bir dizi reform sayesinde sağlık sisteminin kalitesi ve verimliliği yükseltilmiştir

Avatar

Halis Bayrak

...

Türkiye; modern hastaneleri, yetişmiş insan gücü, alanında uzman doktorları, teknolojik altyapı ve tecrübe birikimi ile hizmet vermektedir.h

Avatar

Bülent Cinel

...

Türkiye coğrafi konumu, sahip olduğu sağlık kuruluşları, sektördeki yetişmiş ve eğitimli insan gücü ile Sağlık Turizmi açısından bir çekim merkezidir.

Avatar

Tevfik Yazan

...

Neden Türkiye?

Türkiye coğrafi konumu, doğal zenginlikleri, iklim çeşitliliği, misafirperverliği ile sadece turizm sektöründe değil, aynı zamanda gelişen ve her gün yenilenen modern tıbbı takip ederek kaliteli ve diğer ülkelere göre daha uygun tedavi fiyatlarıyla dünyanın en gözde Sağlık Turizm destinasyonlarından biri haline gelmiştir.

Sağlık Turizmi ve Derneklerimiz

Tesisimi Ekle
Tesisimi Yönet